Darkness Serisi

“İnsanların karanlık yönleri hangi anlarda karşımıza çıkar? Gerçekte parıl parıl parlayan o güzel kıyafetli, iyi eğitim almış nazik insanların bile köşeye sıkıştığında korkudan nasıl karanlık yönlerini ortaya çıkardığını veya çaresiz, yapacak hiç bir şeyleri olmayan kişilerin öfkelendiğinde zayıflıklarına sarılıp karanlık yüzünü göstermesine gönderme yapıyor bu formlar. Hepimizin karanlık yönleri var. Sonuçta insan olmak böyle bir şey. Önemli olan kendi karanlık yönlerini, yanlarını görüp cesaretle kendinle yüzleşebilmekte önemli bir ayrıntı. Bu tür durumlarda yapılacak en önemli hareket sınırınızı çizmek. Her durum, olay veya kişi bu sınırı belirleminize yardımcı oluyor. Zamanla ne istediğinizi, karşılaştığınız karanlık yüzler sizin hangi karanlık yönünüzü size gösteriyor bunu görüyorsunuz. Kendinizi, özünüzü tanımlayabilmek ve bu süreç içinde ki yargılamalardan kendinizi korumak ancak iyi bir sınır çekmekle oluyor.”

“Darkness” (Karanlık) serisi, insanların kişilik bozukluklarıyla ortaya çıkan bilinçdışı davranışların ve bu davranışların karanlık yönlerini anlatan bir seridir. Formlar, “Emptiness” serisinde olduğu gibi çömlekçi çarkında kırmızı çamurla üretilmiştir. Terra sigillata astarı uygulandıktan sonra çukur pişirimi ve sagar pişirimleri ile yüzeylerde çeşitli duman efektleri oluşturulmuştur. İndirgen ortam sayesinde demir oksitin redüksiyona uğraması yüzeyde sarı, yeşil ve metalik siyah gibi farklı renkleri ortaya çıkarmıştır. Pişirim aşamasında kontrol edilemeyen efekt ve renk tonları konuyla ile ilişkili bireyin bilinçdışı evrelerde geçirdiği durumlara atıfta bulunmaktadır. Ayrıca bu efektler soyut dışavurumcu ressamların üretimlerinde kullandıkları rastlantısallık durumunu da irdelemektedir. Formun yüzeyini bir tuval gibi kullanılarak ateşin ve dumanın rastlantısal efektleri bilinçli olarak kullanılmak istenmiştir. Bireyin içinden gelen ani ve anlık duygularını soyut biçimde yansıtılmak istenmiştir. Tabir-i caizse içerden geleni kusmak istemiştir.

Şekil 4.25: Darkness III, çamur torna, terra sigillata, çukur pişirimi, 30x27x27 cm, Fotoğraf: Emir Uzun

Şekil 4.26: Darkness XIV, çamur torna, terra sigillata, çukur pişirimi, 

30x27x27 cm, Fotoğraf: Emir Uzun

“Yaşamım, bilinçdışının kendisini gerçekleştirmesinin öyküsüdür. Bilinçdışında var olan her şey dışa çıkıp varlığını göstermeye çalışır. Kişilikse, evreler geçirerek bilinçdışı durumundan kurtulup bir bütün olarak kendi deneyiminden geçmek ister. İnsan yaşamı belirgin olmayan bir deneyim. Dışsal gerçekler çoğu zaman bellekten silinir ya da onlar hayal meyal hatırlanır. Oysa “öbür” gerçek olan, bilinçdışıyla mücadele belleğinize en derin şekilde kazınır. Ancak o mücadele de her zaman zenginlik ve doyum vardır. Gerisi hep arka planda kalır. İnsanlara gelince; adları ilk günden beri kader kitabımda varsa, belleğime bir daha hiç silinmemecesine yazıldılar ve onlarla her karşılaşma aynı zamanda belleğimi yenilemek anlamına geldi. İçsel deneyimler, yoluma çıkan dışsal olaylara damgalarını vurdular ve ne gençliğimde ne de daha sonraları değerlerini yitirdiler. Yaşamın sorunlarına ve karmaşıklığına içinizden bir yanıt gelmezse, bu olayların sonuçta çok da fazla bir anlamı olmadığını çok önceleri sezdim. Dış dünya, içsel olanın yerini alamaz. Bu nedenle dışsal olaylar açısından yaşamım zengin değil. Onlarla ilgili söyleyecek fazla bir sözümde yok; anlatsam boş ve içeriksiz oldukları duygusuna kapılırım. Kendimi yalnızca içimde olup bitenlerle anlayabilirim. Yaşamamı benzersiz kılanlar onlar ve özgeçmişim de onlarla ilgili.” (Jung, 2022, s. )

İnsanların karanlık yönleriyle ne zaman karşılaşırız? Bu formlar parıl parıl parlayan o güzel kıyafetli, iyi eğitim almış nazik insanların bile köşeye sıkıştıklarında korkudan nasıl karanlık yönlerini ortaya çıkardığını, çaresiz, benliğine yenik düşmüş kişilerin öfkelendiklerinde zayıflıklarına sarılıp karanlık yüzünlerini bizden esirgememelerine gönderme yapıyor. Hepimizin karanlık yönleri var. Sonuçta insan olmak böyle bir şey. Mühim olan kendi karanlık yönlerini, görüp cesaretle kendinle yüzleşebilmek. Bu tür durumlarda yapılacak en önemli hareket kendi sınırınızı çizmek. Her durum, olay veya kişi bu sınırı belirlemenize yardımcı oluyor. Zamanla ne istediğinizi, karşılaştığınız karanlık yüzlerin hangi karanlık yönünüze  işaret ettiğini görebiliyorsunuz. Kendinizi, özünüzü tanımlayabilmek ve bu süreç boyunca başkalarının yargılamalarından kendinizi korumak ancak iyi bir sınır çekmekle mümkün oluyor. Şekil 4.20 görülen “Sınır” isimli enstalasyonda kaidenin arkasına yerleştirilen bireyi temsil eden form kimsenin ulaşamayacağı bir noktada durmaktadır. “Sınır” olarak nitelenen, ortada ki bireyi koruması işlevi gören kaidenin üzerinde yer alan formlar geçmişin deneyimlerini ve geçmişe ait hisleri temsil etmektedir.

 

Şekil 4.27: Sınır, enstalasyon, Mamut Limited Vol 1, 2023

Şekil 4.27: Sınır, enstalasyon, Mamut Limited Vol 1, 2023

Bu yazı Metin Ertürk tarafından yazılmış TÜRKİYE’DE ÜRETİM SÜREÇLERİ VE KAVRAMLAR BAĞLAMINDA ATÖLYE ÇÖMLEKÇİLİĞİ doktora tezinin bir bölümünden alınmıştır.

 

 

Back to blog